Malatya’mız, tarihin hemen her döneminde, binlerce yıldır insan uygarlığının gözbebeği olan Anadolu’nun güzide yerleşim yerlerinden biri olagelmiştir. Doğal güzellikleri ve bereketli toprakları ile tarihin en erken dönemlerinden itibaren insanoğlunu kendine çeken Malatya ve çevresi, çok sayıda kültüre ev sahipliği yapmış ve geçmişinden arda kalanları geleceğe taşıyarak bugüne dek değerini arttırarak varlığını sürdürmüştür. İlk insan yerleşimi yaklaşık olarak M.Ö. 5000’lere tarihlenen güzel şehrimizin birbirinden değerli tarihi ve doğa harikası yerlerinden birkaçını, hem Turizm Haftası hem de 23 Nisan vesilesiyle, özellikle çocuklarınızla birlikte ziyaret etmeniz ve değerlerimize sahip çıkmanız dileğiyle, sizler için derledik.

 

Aslantepe Höyüğü

Malatya adının en erken söylenişlerinden biri olarak Melid (Hititçe: Malidiya) adı ile çağırıldığı bilinen Aslantepe, Toros Dağlarından doğan Fırat Nehri’nin yukarı havzasında akan Tohma Çayı üzerinde yer alan önemli bir şehirdi. Bölgenin verimli arazisi, tarımın gelişmesine bağlı olarak Uruk Dönemi’nden itibaren insan topluluklarını kendine çekti ve onlara yurt oldu.

M.Ö. 5’inci binden M.Ö. 712 tarihindeki Asur istilasına kadar yerleşim yeri olarak varlığını sürdüren Aslantepe, daha sonra bir süreliğine terk edilmiş, M.S. 5 ve 6’ncı yüzyıllar arasında ise Roma dönemi köyü olarak kullanılmış, daha sonra ise Bizans nekropolü olarak yerleşimini tamamlamıştır.

İlk olarak, 1932’den 1939’a kadar Fransız arkeolog Louis Delaporte tarafından araştırılan alanda gerçekleşen ilk kazılarda taş üzerine alçak kabartma ile dekore edilmiş avlu ve giriş kapısının iki yanında iki aslan heykeli ve karşısında devrilmiş bir kral heykeli ile bir Geç Hitit Sarayı bulunmuştur.

Bu hafta, şehrimizin en erken dönemlerine dair daha fazla bilgi ve izlenimler edinmek için, özellikle çocuklarınızla birlikte Aslantepe’yi ziyaret etmenizi öneriyoruz.

 

Ulu Cami

Bir dönem Bizans hâkimiyeti altında kalan Malatya, 13. yüzyıldan itibaren bir Türk kenti haline gelmiştir. Selçuklu döneminde İran’dan pek çok bilim adamı bu bölgeye yerleşmiş, burada imar faaliyetinde bulunmuşlardır. İlim ve kültür alanındaki İran etkisi, kentte o dönemde inşa edilmiş olan mimari yapılara da yansımıştır. Selçukluların İran’daki cami yapım tekniğinin bir uzantısı olarak değerlendirilen Ulu Cami bu yansımaların izlenebileceği kültür miraslarımızdan biridir. Şehir surunun içinde, Battalgazi İlçesi, Meydanbaşı Mahallesi’nde bulunan Malatya Ulu Camii’ne ait en eski kitabe miladi 1224 yılına aittir. Bu kitabeye göre caminin Aleaddin Keykubat zamanında Yakup bin Mansur tarafından inşa edildiği bilgisine ulaşılmıştır.

Ulu Cami’de mihrap önü kubbesi, buna bağlı eyvan ve iç avlu yapının özünü oluşturur. Eyvanın tüm ön yüzü firuze ve patlıcan moru çinilerle değişen geometrik çizimler ile dekore edilmiştir ve prizmatik üçgenler aracılığı ile kubbeli mekâna bağlanır.

Anadolu’da yer alan Türk-İslam eserleri arasında önemli bir yere sahip olan ve İran üslubu ile harmanlanan Anadolu Selçuklu mimarisinin güzide örnekleri arasında sayılan Malatya Ulu Camii bu hafta ziyaret etmeniz gereken yerlerden.

 

Taşhan

Taşhan, Hekimhan ilçe merkezindedir. İki bölüm halinde inşa edilmiş bir yapıdır. Birinci bölümde, yapılan kısmın giriş kapısı üzerinde sol yanı Ermeni, orta kısmı Selçuklu, sağ tarafı Süryani dilinde yazılmış olan kitabesi yer alır ve Arapça yazılmış olan bölümde miladi 1218 tarihi okunur. Hana ismini veren ve hanı yaptıran, Ebusalim Bin Ebu-l Hasan Ela – Şamas El Hekim, El Malati, devrinin meşhur doktorlarındandır.

Taşhan’ın planı, önde kare bir avlu ve etrafında sıralanan odalar ile avlunun arka tarafında dikdörtgen şeklinde ve kendi içinde üç bölüme ayrılan kapalı hol kısmı şeklindedir. Giriş kapısının sağındaki ve solundaki köşe odaları kare planlı ve kendi içinde bölümlere ayrılmış olup her odada ocak vardır. Yan odaların üzeri kaburgalı beşik tonozludur. Hanın ikinci bölümündeki yanı kapalı hol, üç nef ’e ayrılmıştır. Kapalı kısmın batı duvarını destekleyen payandalar vardır. Kapalı holün yan duvarlarında çörtenler mevcuttur. Handa herhangi bir süsleme yoktur. Han 2006-2009 yılları arasında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

Yüzyıllarca bölgede gerçekleşen ticaretin merkezi olmuş, seyyahların uğrak noktası Malatya’mızın misafirlerini ağırladığı bu muhteşem tarihi değerimizi ziyaret etmeyi unutmayın.

 

R||| ReputeUs
Yazar: Emre Aka
Write a comment:

*

Your email address will not be published.

Copyright 2015 - Designed by ReputeUs

Bize ulaşmak için 444 5 286

Visit Us On FacebookVisit Us On InstagramVisit Us On TwitterVisit Us On Linkedin