18

Oruç tutmanın sağlıksız bir beslenme biçimi olduğunu ileri sürenler olsa da doktorlar, Ramazan’da doğru beslenerek metabolizmamızı koruyabileceğimize dikkat çekiyorlar. Uzun süren susuz ve yemeksiz saatler, bir de yaz aylarına denk gelince metabolizma hayli yoruluyor. Özellikle kalp, tansiyon, şeker gibi hastalıkları olanlar ya da kilo sorunu yaşayanlar için zorlu geçen Ramazan Ayı’nda birkaç noktaya dikkat ederek sağlıklı kalmak mümkün.

 

Bol sıvı…

Günlük yaşantımızda hayli önemli bir yere sahip olan temel içeceğimiz su, Ramazan’da daha da fazla tüketilmelidir. Özellikle oruç açarken bir bardak ılık su içmek, hazmı kolaylaştırdığı gibi iştahı da keser. Uzun süren susuz saatlerden sonra bir anda yemek yüklemesi de su yüklemesi de yapmamak gerekir. Bu nedenle bir bardak ılık suyun ardından yalnızca bir kase bol lifli bir çorba (ılık olarak) tüketilmeli ve yemeğe bir saat kadar ara verilmelidir. Bu bir saatlik sürede aralıklarla su içebilirsiniz. Başta mideniz olmak üzere tüm metabolizmayı korumak ve yormamak adına sofradaki her şeyi bir anda yememelisiniz. İftarda olduğu gibi sahurda da bolca sıvı tüketmeli ve suyun yanı sıra mineral ihtiyacınızı da maden suyu ile gidermelisiniz. Şeker ihtiyacınızı karşılamak içinse şeker ilave etmeden hazırladığınız meyve kompostolarını tercih edebilirsiniz. Komposto, hem şekerinizin düşmesini hem de lif yoğunluğu bakımından hazım sorunu yaşamanızı engeller.

 

Yağlı yiyeceklerden uzak durun!

İftar sofralarında önümüze serilen onlarca yemek varken nefsimize hakim olmak zor olsa da menüyü biraz değiştirerek sağlığınızı korumanız mümkün. Kızartma, hayvansal yağlı yemekler, şuruplu kızartma tatlılar Ramazan sofralarındaki en büyük düşmanımızdır. Bu nedenle mümkün olduğunca zeytinyağlı yemekler, ızgara et ve yeşil sebze tüketmek gerekir. Aynı şekilde sahurda da hafif ve tok tutan besinler tercih edilmelidir. Yağ oranı yüksek gıdalar gün içindeki su ihtiyacınızı artıracağından az yağlı ya da zeytinyağlı yemekler tüketmeli, sahur sofralarınızı mümkün olduğunca kahvaltı tadında hazırlamalısınız.

 

Karbonhidrat ve şeker alımına dikkat!

Bizi her ne kadar tok tuttuğunu düşünsek de beyaz ekmek Ramazan’da kaçınılması gereken başlıca yiyeceklerden biridir. Zira beyaz un tok tutmadığı gibi glisemik indeksi yüksek olduğu için ani şeker yükselmelerine neden olabilir. Bunun yerine tam tahıllı doygun ekmekler tercih etmelisiniz. Pirinç pilavını sofradan kaldırıp daha yüksek lif oranına sahip bulgur pilavını tercih edebilirsiniz. Hatta dolma gibi pirinçsiz olmaz denilen yemekleri bile bulgurla yapabilir, hem sofranıza farklı bir lezzet kazandırmış hem de metabolizmanızı koruyabilirsiniz. Şeker alımı, özellikle sahurda minimuma indirilmeli ve mümkün olduğunca meyve ile karşılanmalıdır. Sahurda alınan şekerli gıdalar gün içinde sizi daha çok susatacağı gibi ani şeker düşüşlerine de neden olabilir. Orucunuzu açtığınızda ilk 2 saat yüksek şeker oranına sahip gıdalar tüketmemeli, şeftali, kiraz, karpuz, kuru meyve gibi gıdalarla beslenmelisiniz.

 

Doğru beslenme ile hem sağlığınızı koruyacağınızı hem de kilonuzu kontrol altında tutabileceğinizi unutmayın. Hayırlı Ramazanlar dileriz.

Write a comment:

*

Your email address will not be published.

Copyright 2015 - Designed by ReputeUs

Bize ulaşmak için 444 5 286